AERONOM NEDİR?

Paylaş
 

AERONOM NEDİR?

Atmosfer, özellikle de üst atmosfer konusundaki bil­giler önceleri son derece sınırlıydı, bunlar da daha çok kutup ışıkları ile kayan yıldız­ların gözlemine dayanıyordu. Ancak XIX. yy.’ın sonu ile XX. yy.’ın başında iyonosfer araştırmalarıyla ilgili önemli gelişmeler sağlandı. Italyan fizikçi Marconi üst atmos­feri buldu. İngiliz fizikçi S.Chapman, Ay’ın etkisini ve manyetik fırtınaları inceleyerek iyonosferin oluşumuna ilişkin yeni bir ku­ram geliştirdi. İngiliz fizikçi Rayleigh ışığın yayımını ve gökyüzünün mavi görünmesi­nin nedenlerini araştırmaya yöneldi. Ona göre ışığın yayınımı. Güneş ışınlarının Yer atmosferiyle etkileşiminin bir sonucuydu ve bu da. Yeri atmosferinin [ışımasını sağlı- yordu.Daha sonraki yıllarda Kutup ışıkları­nın incelenmesi, Güneş-atmosfer etkile­şimlerinin ortaya konması. Yer atmosferi­nin üst tabakalarına gözlem balonlarının gönderilmesi yeni gelişmelerin habercisi oldu. Kutup ışıklarının incelenmesi, radyo­telgraf, Güneş ışınları ve atmosfer etkile­şimlerinin fiziği gibi ilk bakışta farklı gibi görünen bilim dallarının, gerçekte Yer’in orta (15-100 km) ve üst atmosferinin (100 km’nin üstü) fiziksel kimyasına bağlı oldu­ğu anlaşıldı. S.iChapmanıl951 yılında bu yeni bilim dalı için “aeronomi” terimini or­taya attı. Terim, bilim çevreleri tarafından kısa sürede benimsendi. Yine 1950’li yıl­larda Barbier.atmosfer yayınımını Yer’de ni­celedi; Nicolet ise Yer atmosferinde mey­dana gelen kimyasal tepkimeleri, çarpıcı biçimde ve doğru olarak tanımladı.

1960’lı yıllarla birlikte uzay teknolojisi ve tekniklerinde önemli gelişmeler oldu. At­mosfer parametrelerinin doğrudan ölçüle­bilmesi olanağını veren teknikler sayesinde Yer aeronomisi hızlı bir gelişme gösterdi. Uzaya gönderilen Venera, Mariner, Pione­er, Viking ve Voyager gibi uzay sondaları ve bu sondalardan elde edüen bilgilerle Venüs, Mars, Jüpiter. İo ve Titan ın aero- nomilerine ilişkin ayrıntılı bügiler edinildi: Yer aeronomisiyle karşılaştırma olanağı sağlandı.

 

Aeronomi temel olarak Güneş enerjisinin, bir gezegen atmosferinin özellikleri üstün­deki kimyasal etkisini, bu etkinin nitelikle­rini ve oluşturduğu kimyasal olayları ince­ler. Bu nedenle yansız ya da iyonlaşmış parçacıklardan oluşan ve plazma denen bu son derece seyreltik atmosfer ortamına fi­zik ve kimyanın yasalarım uygular. Aero- nominin. meteoroloji ve aerolojiyle yakın ilişkisi vardır: ancak gerek araştırma alan­ları, gerek kullanılan yöntemler bakımın­dan onlardan ayrılır. Örneğin atmosferdeki hava hareketlerinin incelenmesi ve tanım­lanması meteorolojinin, kimyasal yapısının incelenmesi ise aeronominin kapsamına gi­rer.

Bir gezegen atmosferinin uzlaşımsal olarak aşağıdan yukarıya doğru ardışık tabakalar halinde sıralandığı kabul edilir. Gerçekte bu tabakalı yapı son derece karmaşıktır; çünkü birbirine bağlı değerler alan pek çok parametre işin içine girer. Ayrıca bu para­metrelerin değerleri saatler, enlemler, Gü­neş’in etkinliği vb. pek çok etkene bağh olarak sürekli değişir. Bununla birhkte Yer atmosferini kuşaklar halinde tabakalaştır- mak ve bu şekilde incelemek bir alışkanlık halini almıştır. Her tabakanın değişmez ya da tek düze olarak değişen bir parametresi vardır. Yer atmosferi de aşağıdan yukarıya doğru Güneş ışınım soğurabilme yetenek­lerine bağlı olarak sıcaklığı artan ya da aza­lan bölgelere ayrılmıştır. Buna göre en altta troposfer yer alır. Troposferin yüksekliği yaklaşık 12 km’dir. Sıcaklığı, yüksekliği arttıkça km başına 6,5″C düşer. Bulutların çoğu bu bölgede bulunur. Troposfer, me­teorolojinin inceleme alanına girer. Tro­posferi stratosfer izler. Yaklaşık 12-50 km’ler arasında yer alan stratosferin dina­mik özelliklerini meteoroloji, kimyasal özelliklerini aeronomi inceler. Stratosferin üstünde, tümüyle aeronominin inceleme alanına giren tabakalar vardır. Bu tabaka­lardan ilki mezosferdir. Mezosfer, yaklaşık 50-85 km’ler arasında yer alır. Mezosfer­den sonra yüksekliği 600 km’ye ulaşan ter­mosfer bulunur. Yer atmosferi ayrıca, ısıl yapısının dışında, kimyasal yapışma göre de değişik tabakalara ayrılmıştır. Buna gö­re yeryüzünden başlayarak 100 km’ye ka­dar uzanan atmosfer kuşağına homosfer adı verilir. Homosferde, havanın karışımı hemen hemen aynıdır. Havamn yüzde 9’9’unu azot ve oksijen, geriye kalanını ise karbondioksit, argon, neon, helyum, krip­ton, hidrojen, ksenon, ozon ve radon oluş­turur. Homosferin üstünde heterosfer (100-500 km) yer alır. Heterosferde çekim alanının etkisiyle farklı kütleli gazlar birbi­rinden ayrılır. 150 km’den sonra havanın temel bileşeni molekül durumundaki azot değil. ısıl ayrışmanın etkisi sonunda oluşan atom durumundaki oksijendir. 500 km yüksekliğe doğru temel bileşen helyum, da­ha yukarıda atom halinde hidrojendir. 500 km’nin üstünde yer alan egzosferin bileşen­leri. Yer atmosferinin ilk bileşenleri olan hidrojen ve helyumdur. Yer atmosferi ayrı­ca elektromanyetik yapısına göre de ince­lenmiştir. Bu inceleme sonunda güçlü bir iyonlaşmanın ortaya çıktığı D (60-85 km), E (90-120 km) ve F (150-600 km) bölge­leri saptanmıştır. Bu bölgelerin oluşturdu­ğu tabakaya iyonosfer denir. 600 km’nin üzerinde manyetosfer bulunur. Manyetos- fer plazması. Yer’in manyetik alanının etki- sindedir. Yer çevresi ile gezegenler arası sı­nırın bu bölgeden geçtiği düşünülmektedir. Bir gezegen atmosferinin yapısmı ortaya
koyabilmek için, hu atmosferin pek çok bölgesinde sıcaklık; basınç, yoğunluk, kim­yasal bileşim, rüzgâr, vb. çeşitli parametre­leri belirtmek ve bu parametrelerin zaman içinde ne kadar değiştiklerini saptamak ge­rekir. Parametrelerin bir bölümü, uçak, ba­lon, füze, sonda ya da uydu aracılığıyla bölgesel ölçekle saptanabilir. Uydu aracılı­ğıyla yapılan ölçümlerde uygun bir uzay- zaman örtüsü elde edilir; ancak uydular at­mosferin sürtünmesini önlemek için çok yüksekte bir yörüngeye yerleştirildiğinden, orta atmosfer tabakaları ancak sondaj ba­lonlarıyla incelenir. Bunların yanı sıra ayrı­ca uzaktan ölçüm teknikleri de kullanıl­maktadır. Bu teknikler ışıkölçüm, girişi- mölçüm ya da tayfölçüm yoluyla yapılan ve atmosferin kimyasal bileşiminin elde edil­mesini sağlayan, soğurulan Güneş ışığının ya da atmosfer ışımasının gözlenmesi; at­mosferin yüksek tabakalarında rüzgârın olup olmadığım, varsa hangi yöne estiğinin belirlenmesini sağlayan ve füzeyle püskür­tülen yapay sodyum bulutlarının ya da göktaşı izlerinin gözlenmesi; radyoelektrik dalgaları ya da ayarlanabilir laserden yayı­lan ışık dalgalarıyla çeşitli sondajların ya­pılmasıdır.

Bu yazı 78 kere okundu.
Etiketler:
AERONOM AERONOM NEDİR
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/