29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Konuşması-1

Paylaş
 

    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Konuşması-1

Değerli öğretmenlerim, sevgili arkadaşlarım ve sayın misafirlerimiz,

Bu gün Cumhuriyetin ilanının 78. yıldönümünü kutlamak için toplanmış bulunuyoruz.

Her yıl olduğu gibi, Cumhuriyet Bayramı’nı ülkemizde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ve dış temsilciliklerimizde büyük bir coşku ve sevinçle kutluyoruz.

Devletimizin bundan önceki adı Osmanlı Devleti idi. Saltanatla yönetilen Osmanlı Devleti’nin başında padişah bulunurdu. İlk Padişahlar ülkemizi iyi yönetti. Yapılan savaşlarda düşman devletlerini yendiler ve sınırlarını genişlettiler. Ancak sonradan gelen padişahlar değişik sebeplerden dolayı ülkeyi iyi yönetemediler. Yapılan savaşları kaybettiler ve kaybettikleri için de topraklarımızı kaybetmeye başladık.

Türk Devletlerinde ve Osmanlı Devletinde padişahlık babadan oğula geçiyordu. Halkın padişahı yani kendi yöneticisini seçme olanağı yoktu. Padişah ne derse o yapılırdı. Halkın hiçbir hakkı yoktu.

1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı’na Osmanlı Devleti de katılmıştı. Ancak bizim katıldığımız taraf savaşı kaybettiği için biz de yenilmiş sayıldık. 30 Ekim 1918 de düşman devletlerle çok ağır bir antlaşma olan Mondros Ateşkes  Antlaşması’nı imzaladık.

Bu antlaşmadan sonra düşman devletler yurdumuzun dört bir yanını işgal ettiler. Köylerimizi, kasabalarımızı, şehirlerimizi evlerimizi, barklarımızı yakıp yıktılar. Çoluk çocuk, genç ihtiyar, erkek kadın demeden insanlarımızı öldürdüler.

Osmanlı yönetiminde bulunanlar bu duruma karşı hiçbir şey yapamamıştı. Bu duruma karşı gelinmesi gerekirdi.  İşte bunu Mustafa Kemal 16 Mayıs 1919 da İstanbul’dan Bandırma Vapuru ile yola çıkarak 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıkması ve  Kurtuluş Savaşı’nı başlatması ile yaptı.

Samsun’dan Amasya ‘ya geçen M. Kemal arkadaşları ile beraber 22 Haziran 1919 da Amasya genelgesini hazırladı ve “Kurtuluş Savaşı” nın amacını gerekçesini ve yöntemini belirleyerek ilk defa millet egemenliğine bağlı bir devletin kurulacağını belirttiler.

23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum Kongresini yaparak  ilk defa milli sınırlardan bahsedildi. 4-11 Eylül 1919 da toplanan Sivas kongresinde de tüm yurdun savunulması ve hiçbir şekilde başka bir devletin himayesi altında kalınmayacağı belirtilerek bunun içinde her şeyin yapılması kararlaştırıldı..

Kurtuluş savaşını daha iyi yönetebilmek için M. Kemal ve arkadaşları 27 Aralık 1919 da Ankara’ya geldi. Ankara da 23 Nisan 1920 de TBMM’yi açtı. TBMM de alınan kararlarla Düzenli ordu kuruldu ve sırası ile I. İnönü, II. İnönü, Sakarya Meydan Muharebesi , Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz  savaşları yapılarak düşman askerleri İzmir’den denize dökülerek kurtuluş savaşını kazandı.

Mustafa Kemal ve arkadaşları birinci hedef olan yurdun düşmandan kurtulmasını başarmıştı. İkincisi yani millet egemenliğine dayalı yönetimin olması içinde işte bu gün kutladığımız Cumhuriyeti 29 Ekim 1923 te ilan ederek başarmıştır.Cumhuriyetin ilanı ile devletimiz “Türkiye Cumhuriyeti adını aldı. Cumhuriyet yönetimi yönetimlerin en güzeldir. Cumhuriyette halk kendi kendini yönetebilir.Cumhuriyet yönetiminde “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”.

Atatürk Cumhuriyeti, Türk gençliğine emanet etmiş ve şöyle demiştir. “Gençler Cumhuriyeti biz kurduk, Onu siz yaşatacak ve idame edeceksiniz”

“Benim naciz vucüdum elbet bir gün toprak olacaktır.Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”

Türk milletinin mutlu ve bağımsız yaşaması ancak Cumhuriyet yönetimi ile mümkündür. Bu yüzden bu büyük bayramımız tüm Türk Milletine kutlu olsun.

 

 

Bu yazı 27 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/