1. Dünya Savaşı öncesi Osmanlı’nın Genel Durumu

Paylaş
 

1. Dünya Savaşı öncesi Osmanlı’nın Genel Durumu

 

1. Dünya Savaşı öncesi Osmanlı’nın Genel Durumu’na yakından bakmak lazım .Aslında Osmanlı İmparatorluğu 1. Dünya Savaşı’nda gelmeden önce çok yol zorlu yüzyıllar atlatmak zorunda kalmıştı ve bu yüzyıllar içerisinde yapılan hatalar yaşanan gelişmeler Osmanlı’yı derinden etkilemişti. Osmanlı son 200-250 yıl boyunca hayatta kalabilme mücadelesi vermişti .Avrupa’da rakipleri karşısında gerileyen Osmanlı Sanayi İnkılabının başlaması ile birlikte giderek sümürgeleştirilmek istenen sıradan bir doğu devleti muamelesi görmekteydi. Bu da Osmanlı’yı yeni arayışlara ve yeni Kurtuluş reçeteleri ne yönlendirmektedir. Ekonomik duruma baktığımızda Osmanlı’da Avrupa’daki yaşanan gelişmelerin birçoğunun tam olarak yaşanmadığını Coğrafi keşifler ile hız kazanan daha sonra giderek gelişen Avrupa ekonomisi karşısında Osmanlı ekonomisinin Orta Çağ daki anlayışta takılıp kaldığını ve tam bir tarım toplum olarak yaşamını sürdürmeye çalıştığını görüyoruz. Halbuki Avrupa’da yaşanan Rönesans ,Reform Hareketleri aydınlanma felsefesinin bilim ve teknolojinin gelişmesine olanak sağlamış böylece Avrupa’da Sanayi İnkılabı gerçekleşmiştir. Sanayi İnkılabı sonucunda Avrupalılar el emeği yerine makinaları kullanmaya başlamışlar bunun sonucunda emek azalmış üretim artmış üretimde aletin yerini makinalar almıştı .Uluslararası ticaretin hızlanması ile birlikte dünyada yepyeni bir sınıf olan işçi sınıfı oluşmaya başlamış ,köylerde geçimini sağlayan halk büyük şehirlerdeki fabrikalara çalışmaya gelmeye başlamıştı. Bu da Avrupa’da büyük göçlerin yaşanmasına ve merkezi kentlerin oluşmasına yol açtı .Hammadde ve pazar arayışı Avrupalı devletlerin derinden sarstı .Avrupalı devletler daha fazla mal üretebilmek ve ürettikleri malları daha kolay satabilmek için dünyayı sömürgeleştirme başladılar .Zaten Coğrafi Keşiflerde birlikte büyük ölçüde sömürgeleştirdikleri Dünya topraklarını daha acımasız bir şekilde işgale kalkıştılar bunun sonucunda da Osmanlı Devleti Avrupalıların gözünde artık bir hammadde ve pazar kaynağı haline gelmişti .Osmanlı’nın elinde bulunan bereketli topraklar aynı zamanda Suudi Arabistan gibi Petrol yataklarının zengin olduğu bölgeler Avrupalı sömürgeci devletlerin iştahını kabartmakdaydı .Daha Kanuni zamanında başlayan kapitülasyonlar Avrupalı devletler tarafından Osmanlı’ya yoğun bir şekilde dayatılmış ve 1841 yılındaki kapitülasyonlarla birlikte Osmanlı Avrupa’nın açık bir pazarı bir sömürgesi haline gelmişti. Osmanlı Sanayisi zaten oldukça zayıftı ve el  emeğine dayanmaktaydı .Halbuki Avrupa’dan gelen ucuz ve bol ürünler Osmanlı sanayisini ve ekonomisini derinden etkiledi .Lonca örgütleri giderek çökmeye başladı ,işsizlik arttı, dış ticaret açığı giderek artmaya başladı .Osmanlı’nın ihracatı ithalatını karşılayamaz hale geldi ve bu da Osmanlı’nın ilerleyen dönemde Avrupalılardan borç almak zorunda bıraktı .Bu borçlar bir süre sonra ödenemez hale geldi ve Osmanlı ne yazık ki Duyun-u Umumiye İdaresinin kabul etmek zorunda kaldı ve böylece tüm ekonomik bağımsızlığını Avrupalı devletlere kaptırmış oldu.

Osmanlı Devleti’nde siyasal durum da çok iç açıcı değildi .2 Mahmut zamanında büyük devrimler yapılmaya çalışılmış ve özellikle Senedi İttifak imzalanarak Ayanların devlet otoritesini tanımalarına ıslahatları benimsemelerine olanak sağlamaya çalışmıştı .Senedi İttifak Osmanlı padişahlarının egemenliğinin ilk defa kısıtlanması anlamına geliyordu .Bu da Osmanlı tarihi açısından yepyeni bir dönem doğmasına yol açtı, ancak bir taraftan da Osmanlı Devleti’nin Ayanlarına yani toprak ağlarına bile sözünü geçiremediğinin ortaya çıkmasına neden oldu .Daha sonraki devrim sayılabilecek yenilik ise Tanzimat Fermanı ve Islahat Fermanı’ıydı .Birçok bilim adamı tarafından Avrupa’da yaşanan Magna Carta Libertatum a benzetilen Tanzimat Fermanı ile birlikte Osmanlı padişahları egemenlik haklarını kendi elleriyle kısıtlamışlardı ve Anayasal düzene ilk adamın atılması anlamına geliyordu ki bu gelecekte 1. ve 2. Meşrutiyet döneminin doğmasına yol açtı ve böylece Osmanlı tarihinde ilk defa anayasa ve parlamento kavramları dolmuş oldu. Halk kısmen de olsa Osmanlı yönetiminde söz sahibi olmayı başardı .Ancak Birinci meşrutiyet istenen amaca ulaşılamadan 2 yıl sonra 2. Abdülhamit tarafından askıya alındı .1908’de ise ikinci Abdülhamid bir kez daha meşrutiyeti kabul etmek zorunda kaldı ve bir süre sonra da iktidardan indirildi .1 Dünya Savaşı’ndan önce Osmanlı’daki sosyal duruma baktığımızda ise Tanzimat Fermanı ile tüm halkın can mal ve namus güvenliği garanti altına alınmış ve bundan sonra keyfi uygulamaların önüne geçilmeye gayret edilmişti .Her zaman verimli olmasa da geleceğe yönelik olumlu adımlar atılmıştır .Anadolu Türk köylüsünün malı değildi bu nedenle de mal ve can güvencesi pek bir şey ifade etmiyordu .Ticarete baktığımızda ise Türklerin Ticaret de çok haşır neşir olmadıklarını ticaretin genellikle azınlıklar tarafından yönetildiğini görmekteyiz .Askerlik özellikle Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması ile birlikte sadece Türklerin bir uğraşı alanı haline gelmişti, azınlıklar askerlik yapamıyorlar bunun karşılığında Osmanlı’ya vergi ödiyorlardı .Tımar sisteminin bozulması Osmanlı ekonomisini derinden etkilemişti ,aynı zamanda tımar sistemi sayesinde ordusunu güçlendiren Osmanlı bu gelişmeden olumsuz etkilenmiş, ordu eski sayısını ve gücünü ne yazık ki kaybetmişti ve bu tarihlerde Osmanlı ordusu girdiği mücadelelerin çoğunu kaybetmiş özellikle Balkanlardaki kayıplar Osmanlı Devleti için çok yıkıcı olmaya başlamıştı .İmparatorluk içerisinde çok farklı dinden ve Ulus’tan insan bulundurmaktaydı .Bu uluslar Yüzyıllar boyunca Osmanlı tarafından güvenli bir şemsiye altında birleştirilmiş ve bir arada yaşamaları sağlanmıştı .Ancak 1789’da ki Fransız İhtilali birlikte Avrupa’da ortaya çıkan milliyetçilik akımı bu ulusları derinden sarsmış ve kendi bağımsız Devletlerini kurma hayalinin ortaya çıkmasına neden olmuştur .Özellikle Osmanlı’yı parçalamak isteyen Rusya ve diğer Avrupa devletleri milliyetçilik akımından fazlasıyla yararlanmış ve Balkanlardaki Hatta Doğu Anadolu’daki azınlıkların Osmanlı’ya karşı ayaklanmasını ve böylece Osmanlı’nın parçalanma sürecinin hızlanmasına yol açmışlardır .16-17-18  yüzyıllardan itibaren ortaya çıkan Sömürgecilik anlayışı ise bütün Avrupa’yı derinden sarsmış ve sanayi devrimi beraberinde çok ciddi çatışmalar ve gerginliklere neden olmuştu .Seri üretim ve bol hammadde gereksinimi Avrupalı Devletleri hızlı bir Sömürgecilik yarışına sürüklemiş bu yarışta Fransa Hollanda İngiltere ve Belçika başı çekerek Afrika’da Uzakdoğu’da Amerika’da yeni sömürgeler elde etme arayışına gelişmişlerdir .Halbuki bazı Avrupa devletleri bu Sömürgecilik yarışında geç kalmışlar  ekonomilerini istedikleri düzeyde geliştirememişler di. Almanya ve İtalya’nın siyasi birlikteliklerini geç sağlamaları sömürgecilikte geç kalmalarına neden olmuş bir süre sonra Almanya ve İtalya sömürgecilikte ileri giden İngiltere Fransa Hollanda gibi devletlerin sömürgelerine göz dikmişler de bu yaşanan ekonomik gerginlik giderek siyasi ve askeri gerginliğe dönüşmüş ve böylece 1. Dünya Savaşı’ndan önce hem Osmanlı açısından hem de Avrupalı devletler açısından bir barut fıçısı andıran konum Dünyanın üzerine yerleşmişti.

http://bilelimmi.com/ronesans-hareketinin-nedenleri-ve-sonuclari/

http://bilelimmi.com/reform-hareketinin-nedenleri-ve-sonuclari/

http://bilelimmi.com/cografi-kesifler-nedenleri-ve-sonuclari/

http://bilelimmi.com/birinci-mesrutiyetin-ilani/

http://bilelimmi.com/2-mesrutiyetin-ilani/

Bu yazı 64 kere okundu.
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Kategoriler
http://bilelimmi.com/bilelimmi-com-hakkinda/ http://bilelimmi.com/iletisim/